Terbiyeli Nohutlu Kereviz
Küçüklüğümden beri en severek yediğim sebzelerden biridir kereviz. Kokusu hep çok cezbedici gelmiştir bana. Çok şükür ki benim minik kurabiyem de çok seviyor. Hem vitamin hem de protein deposu,bol gıdalı bu yemeği kereviz bitmeden mutlaka deneyim derim.
Malzemeler ;
- 1 kg. kereviz (yaprakları ile birlikte)
- 1/2 su bardağı zeytinyağı
- 1 orta boy soğan
- 2 çorba kaşığı salca
- 2 adet havuç
- 1 su bardağı haşlanmış nohut
- Kırmızı biber (olmasa da olur ama olursa daha bir lezzetli oluyor ben buzluktan kullandım)
- 1 adet limon
- 1 yumurta
Yapılışı ;
- Limonun yarısını genişçe bir kaba sıkın ve içine 1 çay bardağı su koyun. Güzelce yıkadığınız kerevizleri, havuçları ve kırmızı biberleri bu kabın içine doğrayın.
- Zeytinyağını tencereye alın yağ ısınınca yemeklik doğranmış soğanları ilave edin ve pembeleşinceye kadar kavurun. Salçayı ilave edip kavurduktan sonra kereviz , havuç ve kırımızı biberleri limonlu suyuyla birlikte ilave edin 1 – 2 dk daha kavurun. Üzerine gelecek kadar su ve nohutu ekleyip pişmeye bırakın.
- Kereviz pişince kalan limonu bir kaba sıkın üzerine yumurtayı ilave edip çırpın ve terbiyeyi hazırlayın. Pişen yemeğin suyundan azar azar terbiyeye ilave edip aynı anda karıştırın. Bu işlemi 3 – 4 kez yaptıktan sonra karışımı yemeğin içine, yemeği karıştırarak boşaltın ki yumurtalar top top olmasın.Yemeğe ve çorbaya terbiye yapmak biraz incelikli ve dikkat gerektiren bir iştir.
- 5 dk. daha pişirdikten sonra yemeğiniz servise hazır.
AFİYET OLSUN..
Şimdiye Kadar Yedik; Ama Artık Yemezler!
Tarifler, reçeteler, doğal hayat ipuçları falan konuşuyoruz ama sağlıklı yaşam konusunda aklımızı daha çok kurcalaması gereken konu GDO, yani “genetiği değiştirilmiş organizmalar”.
Gündemdeki bu konu hakkında aksiyon almamızı sağlamak isteyen Greenpeace de güzel bir kampanya başlatmış; Yemezler! “Yemezler” ile isteyenler sadece konuşmak yerine, bir imza vererek bu sorunun çözülmesine katkı sağlayabiliyor.
Siz de dilerseniz buradan imza atıp, hala vakit varken GDO’ların ülkemize girmesine engel olabilirsiniz.
www.yemezler.org/?ref=199664
Evet, sadece bir imza atıp kampanyayı paylaşarak et, süt ve diğer gıdalar şeklinde yavrularımızın, ailemizin tabağına koymak zorunda kalacağımız GDO’larla daha güçlü şekilde mücadele edebiliriz. 12 GDO zaten serbestmiş, kalanlarını durdurmak sizin elinizde.
Kampanyaya katılanlar, bir de rozet toplayıp tişört, bardak kazanabiliyor.
Bu arada, bu GDO nedir ne değildir. Tehlikesi neymiş diyenler aşağıdaki videoyu izleyip, paylaşabilir.
#yemezler
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Ben Ne Çok Yaşamışım Meğer
Zamanda bir yolculuğa çıktım bugün. Anılarıma doğru.. Gel dedi annem ve açtı kapıyı; seni bekleyen ne zamandır seni özlemiş zamanlar var içerde. Anıların toparlanmak istiyor. Ve ben mi anılarımı toparladım yoksa anılarımın için de mi dağıldım varın siz karar verin.
Resimler, yazılar, mektuplar. Üzerine 2 satır karalanmış ama koca bir dünya; bir genç kızın hayallerini taşıyan minicik minicik kağıtlar.. Sinema biletleri, konser biletleri,peçeteler.. ama hepsinin kenarında mutlaka birkaç yaşanmışlık.. Çok şeyi anlatan 2 kelime
Önce bir not karşıladı beni ilk gençlik yıllama ait 24 Mayıs 1994 tarihli.. Kocaman bir buket çiçekle kapımdaymış.. İlk o almış
Hep özel kalan..
Sonra bir fotoğraf, lise mezuniyetine ait. Hiç silik değil cap canlı.. Bembeyaz bir çerçeve içinde ışıl ışıl 2 yüz, ileriye bakan, ümitleri ceplerinde sevgileri yürekte.. Beraber atan yüreklerinde.. Aşıklar tabiki
Lütfen , lise diyorum, mezuniyet diyorum, ilk heyecanlar diyorum, diyorum.. ve derken öyle gülümsüyorum ki gerçekten ağzım kulaklarımda. Siliyorum çerçeveyi ve kızım için saklıyorum. Birgün annesinin hatıralarına dokunabilsin diye. O da, yıllar sonra bile dokunduğunda taptazeymiş gibi anılar yaşayabilsin diye.
Değer yargıları yüksek, yaşarken yaşadıklarına ve sonra anılarına sahip çıkan yürekli bir kız olsun diye.
Ve bir gazete küpürü ” Salih Dede lisesi’nin Sanat Gecesi” yazıyor üstünde tiyatro grubumuzdan arkadaşlarımla fotoğrafım biraz sararmış ama altında bir kağıt var ki
Sevgili Mühibbe Öğretmenimin bizler için yapmış olduğu nefis bir kart
Biraz daha ilerlere 2000 yılına gidince bir mektup.Benim tarafımdan yazılmış bir doğum günü kutlaması. Bunun ayı günü yok 2000 yılı.. Ben de ne işimi var ? Babacığım der ki “Yazdığın tüm mektupların bir örneğini mutlaka kendine al” Söz dinlerim ben iyi ki de dinlemişim.
…………………….
Bu gece senin için yazıyorum, uzun zamandan sonra tekrar
Ve öyle acemiyim ki bu gece sanki yıllardır yazan İsmet ben değilim. Kelimeler ve anılar dans ediyor beynimde ve hiçbiririnin ritmi bir diğerini tutmuyor. Bense karar veremiyorum nereden ve nasıl başlayacağıma söze..
Diyorum ya çok acemiyim bu gece..
Yarın senin doğum günün. Sabah yeni bir gün başlarken sen yaşamının 24. yılına açacaksın gözlerini HADİ YENİ DOĞAN GÜNE GÜLÜMSE..
Zaman; hani o yaratıp da esiri olduğumuz kavram nasıl da hızlı akıyor, oysa.. daha geçen yıl hatırlıyor musun ?? (Hiç aklımdan çıkmıyor ki demiştin bir kez) Neyse boşver. İnsan biran durup düşünüyor sanki hiçbir şey yaşamamışım gibi diyor ama tarihler, belgeler, anılar var ortada hepsi yaşanmış ve yitip giden zamanın hiç farkına varmamışız. Zaman ne kadar hızlıysa biz o kadar yavaşız, yaşanan şeyler hep aynı diyoruz. Aynı saatte uyanmalari aynı saatlerde yenen yemekler ev ve iş arasında koşuşturmalar ve cümleyi şöyle bitiriyoruz “hayat çok zor” Hayır, hayır zor değil, zorlaştıran bizleriz ve kaybolan sevgi değerlerimiz.
Sen de zorsun……Belki yalnız benim için ama zorsun işte
Zor , ulaşılmaz ve çok özel
Ulaşılmazlığın hep bir yanını gizli tutmandan kaynaklanıyor
“Kendinden yanadır ya hep yürek
Feda edip aşkı korur ya kendini” senin ki de böyle birşey galiba ve ben hayranım bu haline. Hayranım çünkü asla böyle olamam. Ben bütün yüreğimi, büyün sevgimi, bütün acılarımı, umutlarımı, umutsuzluklarımı koyarım ortaya. Herşey apaçıktır su gibi duru.. Bana böyle olmam öğretildi. Ne kadar acı çeksen de sakın çektirme dediler. Hangi durumda olursan ol konuşmaktan ve tartışmaktan sakın kaçma, seviyorsan bas bas bağır bütün dünyaya sevdiğini ,sevmiyorsan açıkla neden sevmediğini ama sakın bunu yaparken kırıcı olma, ağla hıçkıra hıçkıra, mutluysan dans et doyasıya, haksızsan sus, haklıysan kaybedecek bile olsan savaş bazı değerler için savaşmak bile kazanmak kadar değerlidir. Ve bunları yaparken asla saygısız ve başkalarının özgürlüğünü kısıtlayan biri olma. “Öz” deki ismet1i sakın kaybetme şu koskoca dünyada tek gerçek sensin. Annem ve babam hep böyle söylediler bana. Böyle olunca da ister itemez acı çekiyor insan.
Ve birçok ilki seninle yaşadığımdan sen benim için çok özelsin.
Bunu hep böyle bil ve böyle hatırla. Seninle genç olduğumu hissettim, işimden daha değerli birşeyler olduğunu, sevginin insana neler yaptırabildiğini.. Önceleri yalnız olmayı seven ismet şimdi yalnızlıktan korkar oldu ama çok şey öğrendi. En başta kırıla kırıla kırılmamayı!!
Ben sadece kocaman ve sevgi dolu bir dünya yaratmak istemiştim.
Evet.. şafak sökmek üzere dünya kendini yeni bir güne hazırlıyor. Sen şu an uyuyorsun.
Doğum günün kutlu olsun canımcığım. Seni tanıdığım ve seninle yaşadığım hiçbirşey için asla pişman olmadım. Aksine adı bile olmayan, sevgi sözcüğünü çok az kullandığın bu ilişkiden çok şey öğrendim.
Biriciğim ;
Yüzündeki şafak rengi hiç solmasın
Hayatın darbeleri altında solup,sararmasın
Kızıl dudaklarındaki o gizli tebessüm daima dursun
Onu hıçkırıklarla bozma
Ve.. gözlerin daima geleceğe bakın,
Onları yaşlarla doldurma
Nice sağlıklı, başarılı, mutlu , sevgi dolu yaşlar dilerim İYİ Kİ DOĞDUN..
İsmet..
Her canlı ölümü tadacak ama her ölen yaşamış olmayacak! Bakıyorum da ben gerçekten yaşamışım. Bugün girdiğim o kapıdan bir dolu anıyla çıktım. Son kez.. İlk genlik yıllarımın odası artık boşalıyor ve anneciğim başka şehre gidiyor. Evlenirken kilitleyip çıktığım kapıyı bu kez ardına kadar açık bırakarak çıktım. Anılarım kucağımda
Ne çok anı toplamışım , ben ne çok yaşamışım
Dr.Oetker Krem Şokolalı Kek
Bir kek ki bu ; yapımı çok basit ve inanılmaz lezzetli. İçinde 1 paket Dr.Oetker krem şokola var.. Lezzetli olacağını tahmin etmiştim ama bu kadarını hayır
Bizim evde sütlü tatlılar pek tercih edilmez. Bu yüzden krem şokola da aylardır boynu bükük bir şekilde rafta duruyordu. Esin’im canım kek istedi İsmoş deyince hadi dedim deneyelim pudingli kek oluyor da krem şokolalı neden olmasın ? Oldu ve ötesine bile geçti. Daha süngerimsi ve sanki browni gibi..
Kesinlikle denemelisiniz.
Malzemeler ;
- 3 yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı süt
- 2 su bardağı un (bardaklar tam dolu olmayacak 1 parmak eksik olacak)
- 1 paket Dr.Oetker krem şokola
- 2 çorb kaşığı kakao
- 1 şişe rom sosu
- 1 paket Dr.Oetker hamur kabartma tozu
- Süslemek için Dr.Oetker Çikolata kalpler
Yapılışı ;
- Yumurta ve şekeri kabarana kadar çırpın. Süt ve yağı ilave edip 1 – 2 dk. daha düşük devirde çırpın.
- 1 paket krem şokola , kakao ve rom sosunu ekleyip çırpmaya devam edin.
- En son un ve kabartma tozunu eleyerek ilave edin 1 – 2 dk. daha çırptıktan sonra 25×25 ebadında yağlı kağıt serilmiş kare borcama dökün (ben borcamı yağlamaktansa yağlı kağıt kullanmayı tercih ediyorum.)
- 180 derece önceden ısıtılmış fırında (ben yumurtaları kırarken fırınımı da açıyorum) 30 -40 dk. pişirin. (Ara ara kürdan testi yapabilirsiniz.)
- Üzerine Kiraz şekerlemesi/Vişne reçeli ve Dr.Oetker çikolata kalpler yerleştirerek görselliğini arttırabilirsiniz.
SEVDİKLERİNİZİ ŞIMARTIN..
Cappy Meyve Tanem: Yenecek Bu İçecek!
Hem yenilebilen, hem içilebilen şeye ne denir? Yenecek bir içecek denir! Cappy Meyve Tanem denir! Cappy Meyve Tanem, içindeki gerçek şeftali parçaları ile benzersiz bir ürün. Düşünsenize, sezonunda özenle seçilen şeftalilerin kabukları el değmeden soyuluyor, küçük küpler haline getiriliyor. Sonra bu küpler, özel dolum makineleri ile leziz meyve sularına dağıtılınca, ortaya şimdiye kadar yapılmamış, yepyeni bir lezzet çıkıyor. Cappy Meyve Tanem taneleri, kıvamı, yoğun tadı ve güzel kokusu ile çok farklı, doğal olmayan hiçbir koruyucu madde içermiyor olması da başka bir artısı.
Cappy Meyve Tanem; kampanya odağına diyaloğu koyarak Twitter, Facebook ve Ekşi Sözlük gibi platformlarda paradoksları irdeliyor.
Ürünün lansman kampanyasının başlangıcında da işin içinden çıkmaya çalışan iki ünlü isim var: Hayko Cepkin ve Mustafa Topaloğlu. Kendileri başlı başına paradoks olan konuklar, “Çık İşin İçinden” adlı, serinin ilk internet talk show’unda uzun zamandır hepimizin aklında olan fakat hiçbirimizin düşünmek istemediği, o denli kafa karıştırıcı olan soruların içinden çıkmaya çalışıyorlar. Mustafa Topaloğlu ve Hayko Cepkin’in paradoks tartışmaları herkesi çok değiştirecek.
Bir de siz şansınızı denemek için videoyu izleyip içinizdeki gizli filozofu dışarı çıkarabilir ve #cikisinicinden hashtag’ini kullanarak attığınız Tweet’lerle paradoks çözümlerine yardımcı olabilirsiniz. Baktınız yardım lazım, @meyvetanem’i takip edebilirsiniz.
Mustafa Topaloğlu ve Hayko Cepkin’in yer aldığı, serinin ilk internet talk show’u 7 Mart’ta Cappy Türkiye Facebook sayfasında!
Yenecek mi, yoksa içecek mi? Hadi bakalım, #cikisinicinden!
Kampanyanın devamı ve paradokssal konuklarıyla gelecek talk show’ları izlemek için:
http://cappy.com.tr/yenecekbuicecek
https://www.facebook.com/CappyTurkiye
https://twitter.com/MeyveTanem
adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Bir bumads advertorial içeriğidir.































